Fatma TÜRKSOY (Ata’nın Annesi)
HAYATIMIZDA OLDUĞUNUZ İÇİN TEŞEKKÜRLER ARTI PSİKODRAMA
Büyük şehirlerde yaşamanın zorluklarını hepimiz biliyoruz. Günlük koşuşturmalarımızdan arkadaşlığa, sosyal yaşantımıza kısacası kendimize ve ailemize vakit ayıramıyoruz. Her şeyin bu kadar mekanik ve teknolojik olduğu bir dönemde doğallığı unutuyoruz. Hele bir de çocuğumuz varsa. Ben çocuğum olmadan önceki yaşantımla sonrasını karşılaştırdığımda 2 ayrı yaşam biçimi çıkıyor ortaya.
Çocuğumun doğumundan itibaren onun bütün ihtiyaçlarına yetebilmeye çalıştım. Herşeyin çok doğru ve düzgün olduğunu düşünüyordum. Oğlum 2 yaşına geldiğinde artık bir şeylerin değiştiğini hızla fark etmeye başladım. Ben yine aynı ben ama bir şeyler eksik olmaya başladı. Evet, bütün hayatımızı ona göre değiştirmiş olmamız ona yeterli olduğumuz anlamına gelmiyordu Oğlumun kişiliğini oturtmaya başladığı ben de varım dediği dönem başlamıştı artık. Sosyal gereksinimlerinin artmaya başladığını fark ediyordum. Onunla oyun oynamam, onunla parka gitmem, ihtiyaçlarını karşılamaya çalışmamam artık bir yerde yetmemeye başladı ve ben biliyordum ki çocukların öğrenmeye, sağlam bir kişilik oturtmaya çalıştıkları daha doğrusu başladıkları dönem bu dönemdi. Ben bu dönemi doğru geçirmeliydim. Çocuk gelişimi, psikolojisi, zihinsel ve bedensel gelişimi için gerekli ipuçlarını ne kadar okuyarak ve araştırarak öğrenmeye çalışsak ta taşları doğru yerlere oturtmazsak sağlam bir bina yapamayacağımızı da biliyordum. Ben artık oğluma yetemiyor ve yetişemiyordum. Benimle ve hep ablalar ağabeylerle oyun oynaması, onu mutlu ediyordu ama hep idare edildiği için paylaşmayı bilmiyordu. Hep kendi istediği olsun istiyordu. Oğlumun pek arkadaşı yok. Bizim gibi kendi oyuncağını kendi yapmayı ya da hayal gücünü kullanıp oyunlar üretmeyi bilmiyor. Çünkü son model oyuncaklar içinde boğulmuş durumdaydı. Paylaşmayı, beklemeyi, dinlemeyi, dağıttığı oyuncakları toplamayı ona bir türlü öğretemiyordum. Az çok neler yapılması gerektiğini biliyordum ama bunu beceremiyordum. En önemlisi de oğlum hep büyüklerle vakit geçiriyordu. Bu işe daha bilinçli ve kararlı bir şekilde el atmalıydım. Sosyal bir grup arayışı içinde buldum kendimi. Ben çalışmıyorum ve oğlumun vaktini bir yuvada geçirmesini istemiyorum. Onun bu dönemini ondan ayrı ve ne yaptığını bilmeden geçirmek bana mantıklı gelmiyordu. Bu yaşta bir çocuğun oyun grubunda olması en doğrusu gibi geldi bana. Böylece ben de oğlumun neler yaptığını görebilecek ve onunla ortak bir grupta olacaktım. Bu, ona da güven verebilecek bir durumdu. Oğlum 2,5 yaşındayken Artı Psikodrama grubuyla tanıştık. Uzmanlar eşliğinde geçirilen 2,5 saatlik bir oyun grubu. Oğlumun yeni arkadaşları yeni oyuncakları, öğretmenleri ve tabii ki yeni kuralları oldu. Gerçekten oyun oynamayı bilmeyen çocuğum burada oyun oynamayı öğreniyordu. Çocuklar, arkadaşın ne olduğunu, kuralları, dinlemeyi, konuşmayı, kızgınlığını ve sevincini ifade etmeyi, yaptıkları faaliyetlerle el becerilerini ve zihinlerini daha çok geliştirmeyi, düşünmeyi karar vermeyi, okul ve öğretmen sevgisini, kahvaltı saatlerinde yerinden kalkmadan, birinin onları beslemesini beklemeden, beğenmediği yemek de olsa diğer arkadaşlarını masada beklemeyi, hayal gücünü kullanmayı, öğreniyorlardı ve özgüvenlerini kazanıyorlardı.
Artı Psikodrama’da 2. yılımız. Bu süre içinde biz annelerin doğru bilip de yanlış olduğunu anladığımız o kadar çok şey var ki. Biz sorunlarla nasıl başa çıkacağımızı, nerde nasıl davranacağımızı, tuvalet eğitimi, yemek alışkanlıkları, uyku düzeni vs. birçok şeyi burada öğrendik ve hala birçok şey öğreniyoruz. İçinden çıkamadığımız bir durum olduğunda hemen bilgilerine başvurduğumuz psikolog öğretmenlerimiz sayesinde sorunlardan daha kolay kurtuluyoruz.
ARTI PSİKODRAMA grubunda olmak bana da çok iyi geliyor. Yalnızca oğlum değil ben de bir sosyal grup içindeyim ve burada olmaktan oğlum gibi ben de çok mutluyum. Böyle bir gruba devam etmek gerçekten sabır ve kararlılık gerektiriyor. Oturup çocuğunuzu 2,5 saat seyrediyor ve bekliyorsunuz. Ama bu sabrın ve emeğin karşılığını öyle çok alıyorsunuz ki bu her şeye değer. Oğlum, birçok büyük insanın bile beceremediği konuşmayı ve dinlemeyi çok iyi biliyor. Onunla gurur duyuyorum. Başka bir ortama girdiğinde hemen fark edilebilen bir kişilik. Bu da doru yerde vaktimizi geçirdiğimizin kanıtı. Oğlumu mutlu görmek beni de mutlu ediyor. Öğretmenlerini ve arkadaşlarını çok seviyor; tabii biz de. İyi ki hayatımızda varsın ARTI PSİKODRAMA, her şey için teşekkürler.
Fatma Türksoy
Geri Dön
|